Barış Güleç | İmza

Okunmayan yazılar, karşılıksız aşklar ve değeri “sonradan anlaşılacak” sanatçılar (I)

Sunar bir cam-ı memlu bin tehi peymaneden sonra Döner vefk-i murad üzre felek amma neden sonra Binlerce boş kadehten sonra bir dolu kadeh sunar.. ve en sonunda muradımın doğrultusunda döner bu felek.. amma neden hep en sonunda? Epeyce eskiden bir radyo tiyatrosu dinlemiştim. Sanki bir komedi gibi başlayan fakat dramatik şekilde sonlanan bir hikayesi vardı. … Okumaya devam et “Okunmayan yazılar, karşılıksız aşklar ve değeri “sonradan anlaşılacak” sanatçılar (I)”

Söz ve Çığlık

Bazen basit bir günlük deyiş, esaslı bir farkındalık sağlayabiliyor. Mesela “ağzı olan konuşuyor” deyişi böyle. Bu deyiş konuşmanın ne denli sıkıcı hale gelebildiğinin de bir işareti. Bir bıkkınlığı, usanmışlığı ifade ediyor. Konuşma özgürlüğü meselesinde bu noktadan sonra söz konusu bıkkınlığın da hesap edilmesi gerekiyor. Çünkü faşizm ve her türlü faşizan eğilimler bu bıkkınlığı işlemede çok … Okumaya devam et “Söz ve Çığlık”

Saatler zamanı ölçmez!

Günümüzdeki gelişmişlik aşamasında, zaman, bilindiği üzere, çok yüksek düzlemdeki bir sembol sentezidir; gerek toplumsal, gerek bireysel gerekse de doğal hayatın akışı içindeki peş peşe olayların zamansal konumlarını birbiri ile ilintilemeye yarayan bir sentez. Takvimin sembolleştirdiği zaman buna güzel bir örnektir. Aslında bir daha geri gelmeyecek yılların o sembol düzlemindeki akışı içinde sembol birimleri olarak yerleştirilmiş … Okumaya devam et “Saatler zamanı ölçmez!”

Aşk ezoterik bir mefhumdur…

Hâme gibi dü zebân u yek dil Bir bahsi olurlar idi nâkıl Şeyh Galip (Hüsn ü Aşk) Sahip olunan üst kategoride aynı tasnife tâbi tutulan fenomenlerin, bir alt kategoriye geçtiği zaman farklılaşması ve hatta tezat bir görünüm arz etmesi eşyanın hakikatinin hem heyecan verici doğası hem de vaka-i âdiyesidir. Senkretik bakış sahibi kişiler için mucizevi … Okumaya devam et “Aşk ezoterik bir mefhumdur…”

Akordu bozuk enstrümandan müzik dinlemektir, yaşamak!

İlk eserine başladı… Gitarda tınlayan bir majör akor… Aynı saniye içinde kafama iki kere vuran şeyler hissettim. Anladım ki, gitarın altı telinden en az ikisinin akordu yok. Üzüldüm, heyecanına verdim gitar çalıp şarkı söyleyen kızcağızın; ilk eserini çalarken söylemeyi bırakıp sazını akort etmek yerine bir sonrakine düzelterek başlayacağını varsaydım. Ama öyle olmadı! Dört ya da … Okumaya devam et “Akordu bozuk enstrümandan müzik dinlemektir, yaşamak!”